<?xml version="1.0" encoding="utf-8"?><?xml-stylesheet type='text/xsl' href='http://gulcangoktas.spaces.live.com/mmm2008-07-24_12.50/rsspretty.aspx?rssquery=en-US;http%3a%2f%2fgulcangoktas.spaces.live.com%2fcategory%2fGenel%2ffeed.rss' version='1.0'?><rss version="2.0" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:msn="http://schemas.microsoft.com/msn/spaces/2005/rss" xmlns:live="http://schemas.microsoft.com/live/spaces/2006/rss" xmlns:dcterms="http://purl.org/dc/terms/" xmlns:cf="http://www.microsoft.com/schemas/rss/core/2005" xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"><channel><title>Hanımefendi: Genel</title><description /><link>http://gulcangoktas.spaces.live.com/?_c11_BlogPart_BlogPart=blogview&amp;_c=BlogPart&amp;partqs=catGenel</link><language>en-US</language><pubDate>Thu, 31 Jul 2008 21:30:30 GMT</pubDate><lastBuildDate>Thu, 31 Jul 2008 21:30:30 GMT</lastBuildDate><generator>Microsoft Spaces v1.1</generator><docs>http://www.rssboard.org/rss-specification</docs><ttl>60</ttl><cf:parentRSS>http://gulcangoktas.spaces.live.com/blog/feed.rss</cf:parentRSS><live:type>blogcategory</live:type><live:identity><live:id>2584224749880000874</live:id><live:alias>gulcangoktas</live:alias></live:identity><cf:listinfo><cf:group ns="http://schemas.microsoft.com/live/spaces/2006/rss" element="typelabel" label="Type" /><cf:group ns="http://schemas.microsoft.com/live/spaces/2006/rss" element="tag" label="Tag" /><cf:group element="category" label="Category" /><cf:sort element="pubDate" label="Date" data-type="date" default="true" /><cf:sort element="title" label="Title" data-type="string" /><cf:sort ns="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" element="comments" label="Comments" data-type="number" /></cf:listinfo><item><title>TÜRKİYE'de yahudi LOBİCİLİĞİ-3</title><link>http://gulcangoktas.spaces.live.com/Blog/cns!23DD02B7DC5EC16A!665.entry</link><description>&lt;p align=center&gt;&lt;font size=4&gt;&lt;b&gt;&lt;font size=6&gt;Sultan II. Abdülhamit&lt;/font&gt; ve yahudiler&lt;/b&gt; &lt;/font&gt;
&lt;p align=left&gt;&lt;font size=3&gt;Sultan II. Abdülhamit, yahudilerin Filistin topraklarına yerleşme planlarının önüne geçen bir Padişah olarak bilinir. Bu tutumundan dolayı da yahudilerin yönlendirdiği bütün fitne teşkilatlarının ana hedefi haline gelmişti.&lt;br&gt;&lt;br&gt;Siyonizmin fikir babası olarak bilinen Teodor Hertzl, kendilerine Filistin'de toprak verilmesi için Sultan II. Abdülhamit'le görüşme yapmak istedi. Bazı kitaplarda II. Abdülhamit'in onlarla görüştüğü ancak tekliflerini reddettiği söyleniyor. Oysa gerçekte II. Abdülhamit onlarla görüşmeyi kabul etmemiştir. Bunun üzerine yahudi heyeti başbakan Tahsin Paşa yoluyla tekliflerini iletmişlerdir.&lt;br&gt;&lt;br&gt;yahudiler 1902 yılında Tahsin Paşa yoluyla Padişaha ilettikleri tekliflerinde şunları bildiriyorlardı:&lt;br&gt;&lt;br&gt;&amp;quot;yahudiler aşağıda bulunan hususları taahhüt ederler:&lt;br&gt;&lt;br&gt;1.Osmanlı devletinin otuz üç milyon İngiliz altınına ulaşan borçlarının tamamını ödemeyi,&lt;br&gt;&lt;br&gt;2.İmparatorluğu korumak için 120 milyon altın franka mal olacak deniz filosu yaptırmayı,&lt;br&gt;&lt;br&gt;3.Devletin mali durumunu canlandırmak için otuz beş milyon altın lira faizsiz borç vermeyi.&lt;br&gt;&lt;br&gt;Bütün bunlar yahudilerin, yılın herhangi bir gününde Filistin'e ziyaret maksadıyla girmelerine müsaade edilmesine ve yahudilerin Kudüs-i Şerif'te kendi dinlerine mensup olanların ziyaretleri esnasında içinde kalabilecekleri bir müstemleke (kanton) kurmalarına izin vermesine karşılıktır.&amp;quot;&lt;br&gt;&lt;br&gt;Sultan II. Abdülhamid'e böyle bir teklifte bulunan heyetin başında siyonizmin babası Hertzl vardı. Yukarıda kendisinden söz ettiğimiz Emanuel Karaso da bu heyetin içinde bulunuyordu.&lt;br&gt;&lt;br&gt;yahudilerin bu teklifine Sultan II. Abdülhamid'in cevabı şu olmuştur:&lt;br&gt;&lt;br&gt;&amp;quot;Tahsin! Onlara de ki:&lt;br&gt;Devletin borçları onun için bir ayıp değildir. Çünkü, Fransa gibi başka devletlerin de borçları vardır ve borçları onlara zarar vermemektedir.&lt;br&gt;Kudüs-i Şerif'i İslam'a ilk önce Hz. Ömer (r.a.) fethetmiştir. Burayı yahudilere satma kara lekesini ve Müslümanların korumam için bana tevdi ettikleri emanete ihanet etme suçunu yüklenemem.&lt;br&gt;yahudiler, mallarını kendilerine saklasınlar. Devleti Aliye'nin İslam düşmanlarının mallarıyla yapılan kalelerin arkasına sığınması mümkün değildir.&lt;/font&gt;
&lt;p align=left&gt;&lt;font size=3&gt;Emret çıksınlar! Bir daha benimle görüşmeye veya buraya girmeye uğraşmasınlar.&amp;quot;&lt;br&gt;&lt;br&gt;Siyonist lider Teodor Hertzl de anılarında, Sultan II. Abdülhamid'in kendilerine şu cevabı verdiğini yazmaktadır: &amp;quot;Doktor Hertzl'e bu konuda yeni adımlar atmamasını öğütleyin. Çünkü ben bir karış toprak dahi veremem. Orası benim kendi mülküm değil milletimin mülküdür. Milletim bu yer için savaşmış ve orayı kanı ile sulamıştır. yahudiler milyonlarını kendilerine saklasınlar. Bir gün gelir de Devletim parçalanırsa işte o zaman yahudiler, Filistin'i para ödemeden alabilirler. Fakat ben sağ olduğum müddetçe bedenimin neşterle yarılması Filistin'in Devletimden koparılmasından benim için daha kolay bir hadisedir. Bu imkansız bir şeydir. Ben daha sağ iken bedenimizin üzerinde otopsi yapılmasına asla müsaade edemem.&amp;quot;&lt;br&gt;&lt;br&gt;Sultan II. Abdülhamit, hatıralarında da yahudilerin Filistin'e yerleşme fikirleri hakkında oldukça ilginç noktalara parmak basmaktadır.&lt;br&gt;Şöyle diyor Sultan II. Abdülhamit:&lt;br&gt;&lt;br&gt;&amp;quot;yahudiler, Avrupa'da Doğu'da olduğundan daha fazla bir kudrete sahiptirler. Bu sebeple de birçok Avrupalı devlet çok artmış olan Semit (yahudi) ırkından kurtulabilmek için yahudilerin Filistin'e muhaceretini iyi karşılayacaklardır. Fakat bizim memleketimizde kâfi yahudi vardır. Eğer Filistin'de Müslüman Arap unsurunun faikiyetini (üstünlüğünü) muhafaza etmesini istiyorsak, yahudilerin yerleştirilmesi fikrinden vazgeçmeliyiz. &lt;u&gt;Aksi takdirde yerleştirildikleri yerde çok kısa zamanda bütün kudreti elde edeceklerinden dindaşlarımızın ölüm kararını imzalamış oluruz&lt;/u&gt;....&lt;br&gt;&lt;b&gt;&lt;font size=4&gt;Siyonistler Filistin'de yalnız ziraat yapmak değil, orada hükümet kurmak, siyasi temsilcilerini seçmek gibi şeyler de arzuluyorlar.&amp;quot; (&lt;/font&gt;13)&lt;/b&gt;&lt;br&gt;&lt;br&gt;Sultan II. Abdülhamit, yukarıda sözünü ettiğimiz ittihat ve Terakki Cemiyeti'nin çıkardığı ve tarihe 31 Mart Vak'ası diye geçen isyandan sonra tahttan indirilmiştir. Bu olayda ilginç olan bir şey şuydu: 31 Mart isyanını çıkaranlar ve kışkırtanlar ittihat ve Terakki Cemiyeti mensupları veya onların yönlendirdiği kimselerdi. Daha sonra Padişahın tahttan indirilmesine de yine bu cemiyet karar verdi ve bu kararında Padişahı 31 Mart isyanına sebep olmakla suçladı. Yani kendi suçlarını Padişaha yükleyerek bunu onun tahttan indirilmesi için gerekçe olarak kullanmışlardı.&lt;/font&gt;
&lt;p align=left&gt;&lt;font size=3&gt;Padişahın hal'ine (yani saltanattan indirilmesine) dair kararı ona tebliğ eden heyetin arasında yer alanlardan biri de yukarıda sözünü ettiğimiz Emanuel Karaso idi. &lt;u&gt;Bu kararı tebliğ eden heyetin içinde bir tek Türk yoktu&lt;/u&gt;. Osmanlı ahalisini temsilen Padişahın karşısına çıktığını iddia eden böyle bir heyette, ahalinin ana unsurunu teşkil eden ve devletin yönetimini resmiyette elinde tutan önemli bir etnik unsuru temsil eden bir tek kişinin bulunmaması dikkat çekiciydi. Padişah da bu durum karşısında şu ifadeyi kullanmıştı: &amp;quot;Bir Türk Padişahına, 33 sene bu makamda bulunmuş İslam halifesine hal' kararını bildirmek için bir yahudi, bir Ermeni, bir Arnavut ve bir nankörden başkasını bulamadılar mı?&amp;quot; (14)&lt;br&gt;&lt;br&gt;Ne yazık ki, Filistin topraklarının yahudilere satılması için rüşvet teklifinde bulunduğunda Sultan II. Abdülhamid tarafından kovulan yahudi Emanuel Karaso bu kez Sultanın hal' kararını tebliğ için onun karşısına çıkmıştı. İşte bu ihanetin şartlarını hazırlayan teşkilat da ittihat ve Terakki Cemiyeti'ydi.&lt;br&gt;&lt;br&gt;Bu arada israil'in ilk başbakanı Ben Gurion'un da II. Abdülhamid döneminde İstanbul Hukuk Fakültesi'nde okuduğunu ve ittihat ve Terakki Cemiyeti'nin bünyesinde Padişah aleyhine çalışmalara katıldığını hatırlatalım. Ben Gurion Birinci Dünya Harbi'nin patlak vermesinden sonra Kudüs'e döndü. (15) &lt;/font&gt;
&lt;p align=center&gt;&lt;font size=4&gt;&lt;b&gt;ittihat ve Terakki Cemiyeti ve Filistin'e yahudi Göçü&lt;/b&gt; &lt;/font&gt;
&lt;p align=left&gt;&lt;font size=3&gt;yahudilerin ve masonların Sultan II. Abdülhamid'e son derece düşman olmalarının en önemli sebeplerinden biri onun yahudilerin Filistin topraklarına yerleşmelerine engel olmasıydı. II. Abdülhamid yahudilerin gizli yollardan gidip o topraklara yerleşmelerini engellemek için de çeşitli tedbirler almıştı. Bu tedbirlerden biri de Filistin topraklarındaki kutsal mekanları ziyaret etmek için oraya giren yahudilerin pasaportlarının gümrük kapılarında alınması ve dönüşte iade edilmesiydi. &lt;u&gt;Yine yahudilerin Filistin'de herhangi bir şekilde toprak satın almaları da yasaklanmıştı.&lt;br&gt;&lt;/u&gt;&lt;br&gt;ittihat ve Terakki Cemiyeti'nin başını çeken Ahmet Rıza, Enver Paşa, Talat Bey ve Nazım Bey Filistin'e yahudi göçünün Osmanlı devletine yarar sağlayacağını iddia ediyorlardı. Oysa onların bu iddiaları mason localarından aldıkları telkinlere dayanıyordu. Zaten Selanik'teki mason localarının temel hedeflerinden biri Filistin topraklarına yahudilerin yerleştirilmesinin önündeki engelleri kaldırmaktı. En büyük engel ise Sultan II. Abdülhamit'ti. O tahttan indirilince yahudi göçünün önündeki bu en büyük engel kaldırılmış oldu.&lt;br&gt;&lt;br&gt;ittihat ve Terakki Cemiyeti, Sultan II. Abdülhamit'i tahttan indirince yerine Sultan Reşat'ı getirdi. Sultan Reşat, ittihatçıların karşısında genellikle pasif kalmıştır. Dolayısıyla devlet yönetiminin iplerini onlar almış oldular. Onlar da Filistin topraklarına yahudi göçünü kolaylaştırdılar. &lt;u&gt;ittihatçılar, II. Abdülhamit'in yabancıların Filistin'den arazi almalarını yasaklayan kanunlarını uygulamadan kaldırarak, yahudilerin Filistin dahil memleketin her tarafından toprak satın almalarına imkan sağlayan kanunlar çıkardılar. (Bugüne ne kadar da benziyor öyle değil mi? Sonumuz öyle olmasın da...)&lt;br&gt;&lt;/u&gt;&lt;br&gt;1909'da II. Abdülhamid'in hal'inden sonra iktidara gelen hükümette birkaç yahudi kökenli bakan bulunuyordu. Bu konuda Encylopedia Judaica'da şöyle denmektedir: &amp;quot;1909 Jön Türkler İnkılabından sonra iktidara gelen ilk hükümette, aralarında Baruchiah Russo ailesinin ahfadı (torunu) olan ve fırkanın liderlerinden biri olarak faaliyette bulunan Maliye Bakanı Cavit Bey'in de bulunduğu birkaç dönme mevcuttu.&amp;quot; (16)&lt;br&gt;&lt;br&gt;yahudilerin ve onların gizli kanadı durumundaki 'dönmeler'in etkinliklerini gören ve siyonizm tehlikesinin memleketi uçuruma doğru sürüklediğini fark eden Gümülcine mebusu İsmail Hakkı Bey, ittihatçılara karşı 21 Şubat 1910'da Ahali Fırkası'nı kurarak muhalefete başlamıştır. İsmail Hakkı Bey, Şubat 1911'de Meclisi Mebusan'da yaptığı bir konuşmada siyonizm tehlikesine dikkat çekmiş ve siyonistlerle ilişki içinde olan ittihatçıların memleketi yahudilere sattıklarını dile getirmiştir. Bu gerçeği dile getirenlerden biri de Beyrut mebusu Rıza Salih Bey'di. Rıza Salih Bey, İsmail Hakkı Bey'in ardından Meclis kürsüsünden yaptığı konuşmada şunları söylemişti: &amp;quot;yahudiler devletlere mahsus bayrak ve aralarında kullanılmak üzere pul çıkardılar ve para bastılar. Para ve bayrak için elimde şu anda vesika yok ise de pul örneğini Şükrü Bey göstermişti. Museviler Filistin'de bin kuruş demeyin tarlayı elli kuruşa alıyorlar. Birçok araziyi satın alıp koloniler haline getirmektedirler. İki yüz bin nüfusa yaklaştılar. Bu bölgenin ekonomisi tamamen ellerine geçmiştir.&amp;quot; (17) yahudilerin Filistin'de o zamanki nüfusları henüz iki yüz bine ulaşmamıştı. Ancak sanıyoruz Rıza Salih Bey bu sayıyı tahmini olarak söylemiştir.&lt;br&gt;&lt;br&gt;Önceleri ittihatçılarla birlikte olan ancak onların siyonistlerle işbirliği içinde olduklarını yakinen görünce onlara karşı cephe alan Miralay (Albay) Sadık Bey de siyonizm tehlikesine şu şekilde dikkat çekiyordu: &amp;quot;Bugün siyonistler nazarında Osmanlı Devleti'nin çökmesi, hiç değilse Kudüs'ün ve Filistin'in bizden kopması istenmektedir. Masonlar da onlarla beraberdir. Buralarda bir yahudi hükümeti kurmak istiyorlar.&amp;quot; Miralay Sadık Bey bu uyarıyı İttihat ve Terakki Cemiyeti'nin kongresine sunduğu bir raporda yapmıştı. (18) Fakat ittihatçılar onun raporunu derhal ortadan kaldırmış ve kendisini de istenmeyen adam ilan etmişlerdir.&lt;br&gt;&lt;br&gt;Bütün bu bilgiler ittihatçıların Osmanlı Devleti'nde ipleri ellerine almalarından ve Sultan II. Abdülhamid'i bertaraf etmelerinden sonra Filistin'e yahudi göçünün kolaylaştırıldığını gözler önüne sermektedir. &lt;/font&gt;
&lt;p align=center&gt;&lt;font size=4&gt;&lt;b&gt;Osmanlı Devleti'ni Ekonomik Yönden Çökerten Bir Tabaka: Galata Bankerleri&lt;/b&gt; &lt;/font&gt;
&lt;p align=left&gt;&lt;font size=3&gt;İspanya'dan göç eden yahudilerden İstanbul'a yerleşenlerin birinci derecede yaptıkları iş tefecilik yani faizli para alışverişiydi. Hatta tefecilik işinde &amp;quot;Galata Bankerleri&amp;quot; diye bilinen bir tefeci tabakası oluşturdular. İstanbul'un Galata semtinde bulunan Komisyon Hanı ve Havyar Hanı adı verilen iki ayrı handa bu işi yürüten yahudi tefeciler devlet memurlarından ziraatçılara varıncaya kadar para sıkıntısına düşen herkese yüksek faizle borç para veriyor ve bu işten büyük kazançlar sağlıyorlardı. Zamanla işi o kadar büyüttüler ki birtakım devlet kurumlarına bile faizle kredi vermeye başladılar. Bunun yanı sıra devletin yabancı ülkelerden borç bulmasında da aracılık ediyor ve bu iş için komisyon alıyorlardı. Öyle ki devletin milli geliri ve dışarıdan aldığı borçların önemli bir miktarı borsa oyunları, tefecilik ve faizcilik işlemleri ile büyük çoğunluğunu yahudilerin oluşturduğu Galata Bankerlerine gidiyordu. Galata Bankerleri tabakasını oluşturan bu yahudiler faizcilikle kendi sermayelerini sürekli büyütürken devleti ekonomik yönden ciddi sıkıntıya soktular. Diyebiliriz ki &lt;u&gt;Osmanlı Devleti'ni ekonomik yönden çökerten en önemli etken dış borç ve onun getirdiği faiz yüküydü.&lt;/u&gt; (Hâlâ aynı senaryo yahudi kuruluşları olan IMF, Dünya Bankası eliyle oynanmıyor mu?)Bu borçların getirdiği faiz yükünün yüksek olmasının en önemli sebebi ise Galata Bankerleri'nin tefecilik oyunlarıydı. (19)&lt;/font&gt;&lt;img src="http://c.services.spaces.live.com/CollectionWebService/c.gif?cid=2584224749880000874&amp;page=RSS%3a+T%c3%9cRK%c4%b0YE'de+yahudi+LOB%c4%b0C%c4%b0L%c4%b0%c4%9e%c4%b0-3&amp;referrer=" width="1px" height="1px" border="0" alt=""&gt;&lt;img style="position:absolute" alt="" width="0px" height="0px" src="http://c.live.com/c.gif?NC=31263&amp;amp;NA=1149&amp;amp;PI=73329&amp;amp;RF=&amp;amp;DI=3919&amp;amp;PS=85545&amp;amp;TP=gulcangoktas.spaces.live.com&amp;amp;GT1=gulcangoktas"&gt;</description><comments>http://gulcangoktas.spaces.live.com/Blog/cns!23DD02B7DC5EC16A!665.entry#comment</comments><guid isPermaLink="true">http://gulcangoktas.spaces.live.com/Blog/cns!23DD02B7DC5EC16A!665.entry</guid><pubDate>Sun, 01 Jun 2008 14:02:21 GMT</pubDate><slash:comments>0</slash:comments><msn:type>blogentry</msn:type><live:type>blogentry</live:type><live:typelabel>Blog entry</live:typelabel><wfw:commentRss>http://gulcangoktas.spaces.live.com/blog/cns!23DD02B7DC5EC16A!665/comments/feed.rss</wfw:commentRss><wfw:comment>http://gulcangoktas.spaces.live.com/Blog/cns!23DD02B7DC5EC16A!665.entry#comment</wfw:comment><dcterms:modified>2008-06-01T15:25:11Z</dcterms:modified></item><item><title>GELİN KAYNANA</title><link>http://gulcangoktas.spaces.live.com/Blog/cns!23DD02B7DC5EC16A!605.entry</link><description>&lt;p&gt;&lt;font size=3&gt;GELİN KAYNANA, MEĞERSE BİRLİKTE KAYNIYORMUŞ ÇAYDA...&lt;a href="http://byfiles.storage.live.com/y1piaOXFnATrLtY_uyNMwlvi9cA4yLk0vp9TSZdeH3sxhICkAgopuP6286eB68o1y0jiTOOZic4IpQ" target="_blank"&gt;&lt;img style="width:118px;height:90px" height=140 alt=kasikli src="http://byfiles.storage.live.com/y1piaOXFnATrLtY_uyNMwlvi9cA4yLk0vp9TSZdeH3sxhICkAgopuP6286eB68o1y0jiTOOZic4IpQ" width=208 align=right&gt;&lt;/a&gt;&lt;br&gt; &lt;br&gt; Çayı çok sevdiğimi söyleyince, yaşlı bir teyze anlattı geçenlerde.&lt;br&gt; &amp;quot;Bak...&amp;quot; diye başladı söze.&lt;br&gt; &amp;quot;Çayın alt demliği evdeki kaynanadır; devamlı kaynar durur…&lt;br&gt; Üst demlik evdeki gelindir;alt demlik kaynadıkça o olgunlaşır, demlenir…&lt;br&gt; Gelinin kocası ise bardaktır; biraz kaynana doldurur onu biraz da gelin…&lt;br&gt; Çocuklar çayın şekeridir; tat verir…&lt;br&gt; Görümce ise çay kaşığıdır; arada bir gelir ve karıştırır gider…&lt;br&gt; Kaynataya gelince; o da bardak altıdır; dökülenleri bir araya toplar…&amp;quot;&lt;br&gt; &lt;br&gt; Çay deyip de geçmemek lazım demek ki… Bi durmak, düşünmek lazım…&lt;/font&gt;&lt;img src="http://c.services.spaces.live.com/CollectionWebService/c.gif?cid=2584224749880000874&amp;page=RSS%3a+GEL%c4%b0N+KAYNANA&amp;referrer=" width="1px" height="1px" border="0" alt=""&gt;&lt;img style="position:absolute" alt="" width="0px" height="0px" src="http://c.live.com/c.gif?NC=31263&amp;amp;NA=1149&amp;amp;PI=73329&amp;amp;RF=&amp;amp;DI=3919&amp;amp;PS=85545&amp;amp;TP=gulcangoktas.spaces.live.com&amp;amp;GT1=gulcangoktas"&gt;</description><comments>http://gulcangoktas.spaces.live.com/Blog/cns!23DD02B7DC5EC16A!605.entry#comment</comments><guid isPermaLink="true">http://gulcangoktas.spaces.live.com/Blog/cns!23DD02B7DC5EC16A!605.entry</guid><pubDate>Mon, 26 May 2008 20:55:13 GMT</pubDate><slash:comments>0</slash:comments><msn:type>blogentry</msn:type><live:type>blogentry</live:type><live:typelabel>Blog entry</live:typelabel><wfw:commentRss>http://gulcangoktas.spaces.live.com/blog/cns!23DD02B7DC5EC16A!605/comments/feed.rss</wfw:commentRss><wfw:comment>http://gulcangoktas.spaces.live.com/Blog/cns!23DD02B7DC5EC16A!605.entry#comment</wfw:comment><dcterms:modified>2008-05-26T20:58:11Z</dcterms:modified></item></channel></rss>